logo

Cuma Günü Hakkında HadisLer Derlemesi

Cuma Namazı İle İlgili Konular

 

(1) Cuma Gününün Fazileti

(357) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘İçerisinde güneşin doğduğu en hayırlı gün Cuma günüdür! Adem o günde yaratıldı, o günde cennete girdirildi, o günde oradan çıkartıldı ve o günde kıyamet kopacaktır! O günde öyle bir saat var ki, Müslüman bir kul o saate denk getirerek Allah’tan hayırlı bir şey isterse, Allah onun isteğini verir’ buyurdu.”

Müslim 854/1717, Ebu Davud 1046, Tirmizi 491

 

(358) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma gününü anlattı ve:

‘Onda öyle bir saat var ki Müslüman bir kul o saate denk getirerek namaz kılıp Allah-u Teâlâ’dan bir şey isterse, Allah ona isteğini mutlaka verir’ buyurdu.”

Malik 1/108, Buhari 895, Müslim 852/13

 

(2) Cuma Günü Müslümanlar İçin Özel Bir Gündür!

 

(359) Ebu Hureyre, Ribiyyibni Hıraş ve Huzeyfe (Radiyallahu Anhum) şöyle dediler: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Allah-u Teâlâ bizden önceki kimselere Cuma gününü kaybettirdi. Dolayısıyla Yahudilerin özel günü Cumartesi, Hristiyanların özel günü Pazar oldu. Derken bizi dünyaya getirdi ve Cuma gününü Allah bize hidayet etti, gösterdi. Böylece Cuma, Cumartesi ve Pazar günlerini ibadet günü kılmış oldu. İşte bunun gibi kıyamet gününde de onlar bize ittiba edecektir. Biz dünya ehlinin sonuncularıyız, kıyamet gününde ise herkesten önce lehine hüküm verilenlerin ilkleri biz olacağız’ buyurdu.”

Müslim 856/22, Nesei 1367, İbni Mace 1083

 

(3) Cuma Günü Haftalık Bayram Günüdür!

 

(360) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Şüphesiz ki bugün bayramdır! Allah bu günü Müslümanlar için bayram yapmıştır! Cuma’ya gelen kimseler yıkansın! Eğer güzel kokusu varsa ondan sürünsün! Misvaka ise, iltizam gösteriniz!’ buyurdu.”

İbni Mace 1098, Tabarani Mucemu’s-Sağir 1/1291/269

 

(4) Cuma Günahların Bağışlanmasına Vesiledir

 

(361) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Büyük günahları işlemedikçe beş vakit namaz ve Cuma, öbür Cuma’ya kadar aralarında işlenen günahlara kefarettir’ buyurdu.”

Müslim 233/14, Ebu Avane 2/20, Tirmizi 214, İbni Mace 1086

 

(5) Cuma Namazını Terketmenin Cezası!

 

(362) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma namazına gelmeyen kimseler için:

‘Yemin olsun ki; birisine emredeyim insanlara namaz kıldırsın, sonra Cuma namazına gelmeyen kimselerin evlerini kendileri orada iken yakıvereyim istedim’ buyurdu.”

Müslim 652/254

 

(363) Abdullah ibni Ömer ve Ebu Hureyre (Radiyallahu Anhum) şöyle dediler: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i şöyle derken işittik:

‘Bir takım insanlar Cuma namazlarını terketmekten ya vazgeçerler veya Allah onların kalplerini muhakkak mühürleyecek de kendileri gafillerden olacaklardır!’ buyuruyordu.”

Müslim 865/40, Nesei 3/88, Ahmed 2132

 

(364) Ebi’l-Cağd ed-Damuri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Kim, küçümseyerek üç Cumayı peş peşe terkederse, Allah onun kalbini mühürler!’ buyurdu.”

Ebu Davud 1052, Nesei 1368, Tirmizi 500, İbni Mace 1125

 

(6) Cuma Namazının Vakti

 

(365) Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında biz Cuma namazını kılmadan ne kaylule yapardık ne de yemek yerdik.”

Müslim 859/30, Buhari 899

 

(366) Seleme bin El-Ekva’ (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte zeval vaktinde Cuma namazını kılardık. Sonra dönüp giderken gölge yerlerini araştırır duvar diplerinde gölgelenecek bir gölge bulamazdık.”

Zeval Vakti: “Güneş semanın tam ortasından batıya doğru hafifce mey ettiği vakitin ismidir.”

Müslim 860/31, Buhari 4168

 

(7) Cuma Namazının Vacip Olmadığı Kimseler

 

(367) Tarık bin Şihab (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Cuma namazı haktır ve her Müslümana cemaatle onu eda etmesi farzdır! Dört kişi müstesnadır:

1) Köle veya

2) Kadın veya

3) Çocuk veya

4) Hastadır’ buyurmuştur.”

Ebu Davud 1067, Darekutni 2/3, Hâkim 1/288

 

(8) Cuma Günü İçin Gusül Abdestinin Vucubiyeti!

 

(369) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Cuma günü gusletmek, buluğ çağına gelen herkese vacibtir!’ buyurmuştur.”

Buhari 895, Müslim 846/5, Ebu Davud 341, Nesei 3/93, İbni Mace 1089

 

(370) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

 ‘Herhangi biriniz Cumaya gideceği vakit gusül etsin!’ buyurdu.”

Buhari 851, Müslim 844/1, Nesei 1375

 

(371) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Her yedi günde bir gün gusül edip başını ve bütün vücudunu yıkamak, Cuma’ya giden her Müslüman üzerine Allah’ın bir hakkıdır!’ buyurdu.”

Müslim 849/9, Buhari 865

 

(372) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“İnsanlar köylerden ve Medine civarında ki evlerden Cumaya iştirak ediyordu. Sırtlarındaki abalara toz toprak isabet etmiş halde gelirlerdi. Bu halde onlardan ter kokusu çıkardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim yanımdayken onlardan biri Ona geldi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):  ‘Keşke bu Cuma gününüz için yıkansınız!’ buyurdu.”

Buhari 868, Müslim 847/6, Ebu Davud 1055

 

Semure bin Cundeb (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bir kimse Cuma günü abdest alırsa o, makbuldür, iyidir. Kim de gusül abdesti alırsa gusül abdesti daha faziletlidir’ buyurdu.”

Ebu Davud 354, Nesei 1379, Tirmizi 497, Darimi 1/362

 

 Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Bir Cuma günü, Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh) hutbe okurken mescide Osman (Radiyallahu Anh) çıka geldi.

Ömer (Radiyallahu Anh) ona tariz ederek:

−Bazı insanlara ne oluyor ki ezandan sonra gecikiyorlar! dedi.

Osman (Radiyallahu Anh):

−Ya emirel mü’minin! Ezanı işitince sadece abdest alıp buraya geldim, dedi.

Ömer (Radiyallahu Anh):

−Sadece abdest aldın öyle mi? Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in:

−‘Herhangi biriniz Cuma namazına geldiğinde yıkansın!’ dediğini işitmediniz mi? dedi.”

Başka bir rivayette Ömer (Radiyallahu Anh):

“…Bir de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yıkanmayı emrettiğini bilip dururken sadece abdest aldın yıkanmadın öyle mi? dedi.”

Buhari 852, Müslim 845/43

 

(9) Cumaya Erken Gitmek

 

(375) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Cuma günü mescidin kapılarından her kapının önünde melekler ilk gelenleri yazarlar. İmam minbere çıkıp oturunca, yazdıkları sayfaları dürer ve hutbeyi dinlerler. İlk gelen deve kurban eden kimse gibidir. Bundan sonra gelen, sığır kurban eden gibidir’ buyurdu.

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), tavuk ve yumurtaya varana kadar zikretti.”

Buhari 890, Müslim 850/25, Nesei 363, 384

 

(10) Cuma Günü Tahiyyatı Mescid Namazı Kılmak!

 

(376) Selman el Farisi (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bir kimse Cuma günü yıkanıp elinden geldiğince temizlenir ve yağından yağlanır veya evindeki kokusundan sürünür sonra Cuma’ya çıkar, yan yana oturan iki kişinin arasını açmaz sonra kendisi için takdir olunan miktarda namaz kılar ve daha sonra imam hutbede konuştuğunda susar dinlerse muhakkak o Cuma ile diğer Cuma arasındaki günahları mağfiret edilir’ buyurdu.”

Buhari 855, Darimi 1/362, İbni Mace 1097

 

 Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Bir adam Cuma günü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hutbe okurken mescide girdi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona:

−‘Namaz kıldın mı?’ dedi.

Adam:

−Hayır dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Kalk iki rekât namaz kıl!’ buyurdu.”

Buhari 1166, Müslim 875/55, Ebu Davud 1115, Nesei 1394, Tirmizi 510

 

(11) Cuma Gününün Adabı

 

 Abdullah bin Busr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Cuma günü minberin yanında oturuyor idim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanlara hutbe okuyordu. o esnada bir adam insanların omzunu eze eze geldi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: ‘Otur! Gerçekten eziyet ettin ve geç kaldın!’ buyurdu.”

Ebu Davud 1118, Nesei 1398, İbni Mace 1115

 

(383) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına sus desen yine lağv etmiş olursun!’ buyurmuştur.”

Buhari 894, Müslim 851/11, Ebu Davud 1112, Nesei 1400, Tirmizi 512

 

Muaz bin Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Cuma günü imam hutbe okurken Hibve oturuşunu yasakladı.”

Ebu Davud 1110, Tirmizi 514

 

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ‘…Kim çakıl taşlarıyla oynarsa lağv etmiş olur!’ buyurdu.”

İbni Mace 1025, Müslim 857/27, Tirmizi 498

 

 Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim:

‘Biriniz Cuma günü mescidde uyukladığı vakit oturduğu yeri başka bir yerle değiştirsin!’ buyuruyordu.”

Ebu Davud 1119, Tirmizi 526

 

Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Nebi(Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Sizden biri Cuma günü sakın kardeşini yerinden kaldırıp sonra onun yerine geçerek oturmasın fakat yer açın genişleyin desin’ buyurdu.”

Müslim 2178/30, Ahmed 342

 

Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)

Cuma günü insanlara hutbe okudu. Müteakiben onların üzerinde Nimar denen elbiseleri gördü:

‘Biriniz maddi bir genişlik bulduğunda iş elbisesinden hariç Cuma’sı için iki elbise edinse ne olur’ buyurdu.”

İbni Mace 1096, 1897, Ebu Davud 1078

 

(12) Cuma Günü Ezan

 

Es-Saib bin Yezid (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Cuma günü ezan önceleri Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Bekir ve Ömer’in zamanlarında imam minbere oturduğu zaman okunurdu. Osman (Radiyallahu Anh)’ın zamanında insanlar çoğaldı. O da Zevrada okunan üçüncü ezanı ziyadeleştirdi.”

Buhari 876, Ebu Davud 1087, Nesei 1391, Tirmizi 516

 

(13) Cuma Günü Hutbe

 

 Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma günü minberine yaklaştığı vakit onun yanındaki kimselere Selam verir sonra minberin üzerine çıkardı. İnsanlara yüzünü döndüğü vakit onlara Selam verir ve otururdu.”

İbnu’l-Münzir el-Evsad 1799, Beyhaki 3/205

 

 Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma günü iki hutbe irad eder, aralarında otururdu.”

Buhari 890, Müslim 861/33, Ebu Davud 1092, Nesei 1415, Tirmizi 506, İbni Mace 1103

 

(393) Cabir bin Semure (Radiyallahu Anhuma şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakta hutbe okurdu. Sonra biraz oturur sonra tekrar kalkardı. Ayetler okur Allah’ı sena ederdi. Hutbesi ve namazı vasad ne uzun ne kısa idi.”

Müslim 866/41, Ebu Davud 1093, Nesei 1417, Tirmizi 507, İbni Mace 1105-1106

 

 Ammar bin Yasir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim:

‘Namazın uzunluğu, hutbenin kısa ve özlü oluşu kişinin fıkhındandır. Dolayısıyla namazı uzun, hutbeyi kısa tutun! Şüphesiz ki beyan güzel konuşma da sihirdendir’ buyuruyordu.”

Müslim 869/47, Darimi 1/365, Hâkim 3/393

 

Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanlara hutbe irad eder, Allah’a layık olduğu hamd ve sena yapardı.

Sonra:

‘İnne’l-Hamde Lillah Nahmeduhu Ve Nesteînuhu. Men Yehdihillahu Fela Mudille Leh. Ve Men Yudlil Fela Hadiye Leh. Eşhedu Ella İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike Leh. Ve Eşhedu Enne Muhammeden Abduhu Ve Rasuluh. Emma bağd…’ buyururdu.”

Müslim 867/44, Ebu Davud 2118, Nesei 1403

 

Binti Harise bin en-Nu’man (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Ben, Kâf Suresini sadece Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ağzından ezberledim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her Cuma bu sureyi hutbede okurdu.”

Müslim 873/51, Ebu Davud 1100, Nesei 1410

 

(14) Cuma Günü Hutbede Dua

 

(397) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Bir kimse Cuma günü minberin karşısındaki kapıdan içeriye girdi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakta hutbe okuyordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in karşısında dikilip:

−Ya Rasulallah! Davarlar helak oldu ve yollar kesildi. Allah’a dua et de imdadımıza yetişsin dedi.

Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elini kaldırdı ve:

‘Allahumme Eskına, Allahumme Eskına, Allahumme Eskına’ dedi.

Enes (Radiyallahu Anh) devamla şöyle dedi:

−Allah’a yemin ederim ki, o sırada biz, gökyüzünde ne kalın ne de ince buluttan bir şey görmüyorduk. Bizimle Seli Dağı arasında o zaman hiçbir ev hiçbir konak da yoktu.

Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

−Derken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasından kalkan şeklinde bir bulut belirdi. Semanın ortasına ulaşınca yayıldı. Sonra yağmur yağmaya başladı.

Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

−Allah’a yeminle söylüyorum, biz altı gün güneşin yüzünü göremedik. Sonra öbür Cuma günü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine ayakta hutbe okurken, aynı kapıdan bir kimse girdi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in karşısında dikilip:

−Ya Rasulallah! Mallar helak oldu, yollar da kesildi. Allah’a dua et de bu yağmuru durdursun dedi.

Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

−Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ellerini kaldırdı ve:

‘Ey Allah’ım! Etrafımıza, üzerimize değil. Ey Allah’ım! Tepelere, dağlara, kelelere, bayırlara, derelere ve ağaçlıklara yağdır’ buyurdu.

Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

−Bunun üzerine yağmur kesildi. Namazdan çıktığımızda güneş altında yürüyorduk…”

Buhari 967, Müslim 897/8, Malik 1/191, Ebu Davud 1174, Nesei 1514

 

(15) Cumanın Farzı

 

 Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Akşam hariç yolculuk namazı iki rekâttir; Cuma namazı iki rekâttır. Ramazan ve Kurban Bayramı namazları iki rekâttır; Nebiniz Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in diliyle noksansız tamamdır.”

Nesei 1419, İbni Mace 1064

 

(16) Cuma Namazının Kıraati

 

 Numan bin Beşir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her iki bayram namazında ve Cuma namazında;

‘Sebbihisme Rabbike’l-A’lâ ile Hel Etake Hadisu’l-Gaşiye’ ayetleriyle başlayan sureleri okurdu.”

Müslim 878/62, Ebu Davud 1122, Tirmizi 533, Darimi 1/368, İbni Mace 1281

 

İbni Ebi Rafi (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Mervan, Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)’ı Medine’de yerine halef yaptı ve Mekke’ye gitti. Bu sebeple Cuma namazını bize Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) kıldırdı. Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) birinci rekâtte Cuma Suresini okudu, ikinci rekâtta Münafikun Suresini okudu. Namazdan ayrılırken Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)’a yetiştim ve:

−Sen bugün Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh)’ın Kufe’de okuduğu sureleri okudun, dedim.

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh):

−Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den Cuma günü bunları okurken işittim dedi…”

Müslim 877/61, Ebu Davud 1124, Tirmizi 519, İbni Mace 1118

 

(17) Cuma’nın Farzını Kılan Kimse Konuşmadan Yahut Yerinden Ayrılmadan Cuma’nın Sünnetini Kılamaz!

 

(401) Muaviye şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize bir namazı diğer bir namaza aralarında konuşmadan yahut bulunduğumuz yerden çıkmadan eklemememizi emretti!”

Müslim 883/73

 

(18) Cuma Namazının Sünneti

 

(402) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Biriniz Cuma’yı kıldığı vakit, ondan sonra dört rekât da sünnet kılsın!’ buyurdu.”

Müslim 881/67, Ebu Davud 1131, Nesei 2425, Darimi 1/370, İbni Mace 1132

 

 Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnet namazlarını vasfederek şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma günü farz namazını kıldıktan sonra evine dönene kadar namaz kılmazdı. Müteakiben evinde iki rekât namaz kılardı.”

Müslim 882/71, Ebu Davud 1132, Nesei 1426, 1427, Tirmizi 521, İbni Mace 1131

 

 Nafi’ (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) Cuma’nın farzını kıldığı zaman gider evinde iki rekât namaz kılardı. Sonra Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de işte böyle yapardı.”

Müslim 882/70