logo

Archive for the ‘Genel’ Category:

Kabir Arkadaşlığı Hakkında KıssaLar

* KABİR ARKADAŞLIĞI* Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi vessellem)buyurdular ki; bir kimse vefat ettiğinde akrabaları cenaze işleriyle meşgul iken, son derece güzel bir kişi gelir mevtanın başının hizasında durur. Kefenlendiğinde kefen ile merhumun göğsü arasına girer. Definden sonra herkes evine döner. Münker ve Nekir adlı iki özel melek gelir, merhumu kişisel mahremiyet içerisinde imanı hakkında sorgulamak üzere , göğsünde duran güzel kişiyi merhumdan ayırmaya çalışır. O Güzel kişi der ki “O benim refakatimdedir. O benim dostumdur, hiçbir şekilde Onu yalnız bırakmam. – Eğer siz sorgulama için görevlendirildiyseniz, görevinizi yapınız. Onun cennete girmesini kabul ettirinceye kadar onu terk edemem. -Sonra merhum arkadaşına
Read More


Eşşeklerin Geç Farkettiği Konu Öyküsü

Eşşeklerin Geç Farkettiği Konu Eşekler, köydeki semerciden çok şikayayetçilerdi. Semerci hiç iyi semer yapmıyordu. Eşeklerin sırtları kanlı yaralarla doluydu. Eşekler toplanıp yeni bir semercinin gelmesi için dua ettiler. Masal buya duaları kabul oldu ve gerçekten köye yeni bir semerci geldi. Ne var ki bu semerci de eşekleri rahatlatacak semerler yapmıyordu, yaralar azalacakken artmaya başladı. Eşekler gene toplanıp köye yeni bir semerci gelmesi için dua ettiler. Ve gerçekten semerci köyden ayrıldı, yerine başka bir semerci geldi. Eşekler her semerci değişikliğinde olduğu gibi yine çok sevindiler. Ama çok zaman geçmeden yeni semercinin de çok farklı olmadığını, semerlerin gittikçe daha kalitesizleştiğini, yaralarınınsa kötüleştiğini
Read More


Dine Hizmet Edeyim Derken Şeytana Hizmet Etmek

Dine Hizmet Edeyim Derken Şeytana Hizmet Etmek   Mısırlı âlim [Muhammed Şa’ravi] Yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor; Ben SanFrancisco’da iken bir müşterik şahıs bana sordu: Sizin Kuran’ınızda bulunan şeylerin tamamı doğru mu? – Cevap verdim: Kesinlikle evet. Tekrar sordu: O halde Allah niçin kâfirlerin müminlere galip gelmesine imkân veriyor? (Hâlbuki Kuran diyor ki: “Allah kâfirlerin müminlere galip gelmesine asla imkân vermez.” Nisa: 141) Dedim ki: – Çünkü bizler müslümanız, mümin değiliz de ondan. – Müminlerle Müslümanlar arasındaki fark nedir? Şeyh Şa’rafi şöyle cevap verdi: – Günümüzde Müslümanlar namaz, zekât, hac ve Ramazan orucu gibi İslam’ın ibadet cinsinden bütün sembollerini yerine
Read More


Bir Annenin Çocuğuna Bedduası Nelere Sebep Oldu

BİR ANNENİN ÇOCUĞUNA BEDDUASI   Günlerden bir gün evimin temizliğini yaparken küçücük çocuğum geldi camdan yapılan şaheser bir parçayı düşürerek kırdı. Öyle sinirlendim ki hiçte o kadar sinirlenmemiştim çünkü o benim en sevdiğim annemin değerli hediyesiydi. Gözüm gibi bakardım. O anda sinirden ağzımdan (Rabbim üzerine duvar yıksın da kemiklerin kırılsın) deyiverdim. Aradan uzun zaman geçti o bedduayı unuttum göğe çıkıp da melekler amin dediğini bilmiyordum. O küçücük çocuğum büyüdü kardeşleri ile beraber ve o benim en sevdiğim çocuğumdu üstüne çok titrerdim rüzgarın esintisinde bile korkardım ona ve o bana en çok iyilik yapandı kardeşlerinin içinde okudu, memur oldu ve ona
Read More


İslam Tarihinden Güzel Bir Hatıra

İslam Tarihinden Güzel Bir Hatıra   Ramazan ayının son on günü içerisinde Hz. Ömer (r.a.) Resûlullah (s.a.v.)’in kabrini ziyaret eder. Kabri önünde bir bedevinin/köylü/çölde yaşayanın dua ettiğini görür ve arkasında durup duasını dinleneye başlar. *Şöyle dua etmektedir bedevi:* “Yâ Rabbi! Bu senin Habibin, ben de kulunum. Şeytan da düşmanın. *Eğer beni bağışlarsan* habibin sevinir, kulun kazanır, düşmanın üzülür. *Beni bağışlamazsan* habibin üzülür, düşmanın sevinir, kulun helak olur. *Yarabbi!* sen habibini üzmekten, düşmanını sevindirmekten, kulunu helak etmekten daha cömertsin. *Yâ Rabbi.!* Araplar arasında asil insanlar vefat ettiklerinde kabri başında kölesini azat etme geleneği vardır. İşte Alemlerin Efendisi ve bizim seyyidimiz vefat
Read More


Hz Yusuf ile Dostu Arasında GeçenLer

Hz YUSUF ile DOSTU   Çok uzaklardan, şefkatli bir dostu Hazreti Yusuf’a ziyaret için geldi. Misafiri oldu. Hazreti Yusuf, çocukluk arkadaşıyla oturup sohbete başladı. Hazreti Yusuf’un kardeşlerinin kıskançlığından, kuyuya atmalarından, zindanda geçen yıllardan, çekilen sıkıntıların sonunda ilâhî yardımın yetişmesinden, uzun uzadıya konuştular. Sonunda Yusuf aleyhisselâm misafirine sordu: ”Dostun kapısına eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmek gibidir. Bize ne hediye getirdin?” Misafir utana sıkıla, ”Sana armağan getirmek için birkaç şeye baktım, fakat hiçbirini sana lâyık görmedim. Altın madenine, altın kırıntısı götürülemez. Denize bir damla su hediye verilmez. Sana gönlümü ve canımı getirdim desem, Kirman’a baharat satmaya gitmiş gibi olurum. Senin güzelliğinden
Read More


Namazla Olan Bağımız Allah ile Olan Bağımızı Gösterir

NAMAZA HİÇ BU AÇIDAN BAKTINIZMI ? 🌹🌸💐 Namaz kılmayan biri aslında *“Ben Allah’ı sevmiyorum”* diyor, desem ne derdiniz? – “Yok canım sen de abarttın hem ne alakası var. Seviyoruz elbette ama işte kılamıyoruz.” derdiniz. Aslında bunu demediğinizi size kanıtlayalım. Şimdi siz sevdiğiniz ve sizi sevdiğini söyleyen bir arkadaşınızı düğününüze davet ettiniz diyelim. Oda gelmedi. Neyse dediniz kardeşinizin düğününe davet ettiniz. Ona da gelmedi. Sonrasında çay içmeye davet ettiniz onada “gelmiyorum” dedi. Sonra pikniğe vb. yerlere davet ettiniz ve her defasında gelmeyeceğini söyledi. Bu şekilde daha ne kadar devam edebilirsiniz? Diyelim çok sabırlısınız ve 30 kere davet ettiniz ve her defasında
Read More


Peygamberimizden Kadınlara Gelen Müjde

Peygamberimizden Kadınlara Gelen Müjde   Bir gün Efendimiz Resulullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) kalkıyor, kızı Fatıma’nın evine geliyor… Eve girdiğinde görüyor ki, Fatıma Validemiz oturmuş elinde beyinin elbisenin söküğünü dikiyor. Ayağıyla da Hz. Hasan’ın beşiğini sallıyor, ağzıyla da Kur’ân-ı Kerim okuyor. Bu haldeyken Efendimiz (s.a.v.) içeri girince hemen Fatıma Validemiz, “Buyur Babacağım” diye ayağa kalkıyor… Ama Efendimiz (s.a.v.) “Kalkma kızım, otur otur” diyor, ısrar ediyor, ama Fatıma Valedimiz ayağa kalkıyor. Efendimiz (s.a.v.) buna rağmen, “Keşke otursaydın” diye ısrar edince, Fatıma Validemiz de merak ediyor: “Babacığım, sen gelirsin de ben sana ayağa kalkmaz olur muyum? Niye otursaydım ki?” Efendimiz (s.a.v.) Fatıma’nın
Read More


Virane Bir Köy Yok Hikayesi

VİRANE BİR KÖY… Padişahlardan biri; çok çalışkan, çok faal baş vezirini, hakkında çokça yayılan dedikodular yüzünden azletti. Emeklerine karşılık olarak da emir verdi: – Ülkeye için çok hayırlı işler yapmışlığın vardır. Şöyle güzel, toprağı bereketli ve kalkınmış bir köy beğen; orayı sana vereyim. Ailenle, akrabalarınla beraber orada yaşarsın. Vezir: – Hünkarım, kerem buyurdunuz, lütfettiniz!… Ancak izniniz olursa ben kalkınmış bir köy değil, virane bir köy isterim. Orada …hem oturayım, hem de orayı imar edip düzenini kurayım. Diye ricada bulundu… Padişah vezirin isteğini kabul etti ve adamlarına, eski baş vezirin oturması için virane bir köy bulunmasını emretti. Hükümdarın adamları ülkeyi en
Read More


İmamı Azamın Babası ve Bir Elma Hikayesi

İMAM-I A’ZAM’ın Babasının Elma  ile İmtihanı   İmam-ı Azam’ın babası Sabit (rahmetullahi aleyh) küçük yaştan beri ahlakı temiz, takva ve vera sahibi idi. Yüzü gayet nurlu olup zühdü, salahı ve ilmi pek çok idi. Bir gün bir dere kenarında abdest alıyordu. Suda bir elma gördü. Abdestten sonra suda çürüyüp gidecek olan bu elmayı alıp yedi. Fakat tükürüğünde kan gördü. Şimdiye kadar böyle bir hâl görmediği için tükürükteki kanın bu elmadan ileri geldiğini tahmin etti. Yediğine pişman oldu. E… İmanın sahibini bulup helalleşmek için dere boyunca gitti. Nihayet yediği elmaya benzeyen bir meyve bahçesi gördü. Sahibini sordu. Bu zatın gayet cömert
Read More