logo

Archive for the ‘Dini Hikayeler’ Category:

Kabir Arkadaşlığı Hakkında KıssaLar

* KABİR ARKADAŞLIĞI* Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi vessellem)buyurdular ki; bir kimse vefat ettiğinde akrabaları cenaze işleriyle meşgul iken, son derece güzel bir kişi gelir mevtanın başının hizasında durur. Kefenlendiğinde kefen ile merhumun göğsü arasına girer. Definden sonra herkes evine döner. Münker ve Nekir adlı iki özel melek gelir, merhumu kişisel mahremiyet içerisinde imanı hakkında sorgulamak üzere , göğsünde duran güzel kişiyi merhumdan ayırmaya çalışır. O Güzel kişi der ki “O benim refakatimdedir. O benim dostumdur, hiçbir şekilde Onu yalnız bırakmam. – Eğer siz sorgulama için görevlendirildiyseniz, görevinizi yapınız. Onun cennete girmesini kabul ettirinceye kadar onu terk edemem. -Sonra merhum arkadaşına
Read More


Dine Hizmet Edeyim Derken Şeytana Hizmet Etmek

Dine Hizmet Edeyim Derken Şeytana Hizmet Etmek   Mısırlı âlim [Muhammed Şa’ravi] Yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor; Ben SanFrancisco’da iken bir müşterik şahıs bana sordu: Sizin Kuran’ınızda bulunan şeylerin tamamı doğru mu? – Cevap verdim: Kesinlikle evet. Tekrar sordu: O halde Allah niçin kâfirlerin müminlere galip gelmesine imkân veriyor? (Hâlbuki Kuran diyor ki: “Allah kâfirlerin müminlere galip gelmesine asla imkân vermez.” Nisa: 141) Dedim ki: – Çünkü bizler müslümanız, mümin değiliz de ondan. – Müminlerle Müslümanlar arasındaki fark nedir? Şeyh Şa’rafi şöyle cevap verdi: – Günümüzde Müslümanlar namaz, zekât, hac ve Ramazan orucu gibi İslam’ın ibadet cinsinden bütün sembollerini yerine
Read More


İslam Tarihinden Güzel Bir Hatıra

İslam Tarihinden Güzel Bir Hatıra   Ramazan ayının son on günü içerisinde Hz. Ömer (r.a.) Resûlullah (s.a.v.)’in kabrini ziyaret eder. Kabri önünde bir bedevinin/köylü/çölde yaşayanın dua ettiğini görür ve arkasında durup duasını dinleneye başlar. *Şöyle dua etmektedir bedevi:* “Yâ Rabbi! Bu senin Habibin, ben de kulunum. Şeytan da düşmanın. *Eğer beni bağışlarsan* habibin sevinir, kulun kazanır, düşmanın üzülür. *Beni bağışlamazsan* habibin üzülür, düşmanın sevinir, kulun helak olur. *Yarabbi!* sen habibini üzmekten, düşmanını sevindirmekten, kulunu helak etmekten daha cömertsin. *Yâ Rabbi.!* Araplar arasında asil insanlar vefat ettiklerinde kabri başında kölesini azat etme geleneği vardır. İşte Alemlerin Efendisi ve bizim seyyidimiz vefat
Read More


Hz Yusuf ile Dostu Arasında GeçenLer

Hz YUSUF ile DOSTU   Çok uzaklardan, şefkatli bir dostu Hazreti Yusuf’a ziyaret için geldi. Misafiri oldu. Hazreti Yusuf, çocukluk arkadaşıyla oturup sohbete başladı. Hazreti Yusuf’un kardeşlerinin kıskançlığından, kuyuya atmalarından, zindanda geçen yıllardan, çekilen sıkıntıların sonunda ilâhî yardımın yetişmesinden, uzun uzadıya konuştular. Sonunda Yusuf aleyhisselâm misafirine sordu: ”Dostun kapısına eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmek gibidir. Bize ne hediye getirdin?” Misafir utana sıkıla, ”Sana armağan getirmek için birkaç şeye baktım, fakat hiçbirini sana lâyık görmedim. Altın madenine, altın kırıntısı götürülemez. Denize bir damla su hediye verilmez. Sana gönlümü ve canımı getirdim desem, Kirman’a baharat satmaya gitmiş gibi olurum. Senin güzelliğinden
Read More


Peygamberimizden Kadınlara Gelen Müjde

Peygamberimizden Kadınlara Gelen Müjde   Bir gün Efendimiz Resulullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) kalkıyor, kızı Fatıma’nın evine geliyor… Eve girdiğinde görüyor ki, Fatıma Validemiz oturmuş elinde beyinin elbisenin söküğünü dikiyor. Ayağıyla da Hz. Hasan’ın beşiğini sallıyor, ağzıyla da Kur’ân-ı Kerim okuyor. Bu haldeyken Efendimiz (s.a.v.) içeri girince hemen Fatıma Validemiz, “Buyur Babacağım” diye ayağa kalkıyor… Ama Efendimiz (s.a.v.) “Kalkma kızım, otur otur” diyor, ısrar ediyor, ama Fatıma Valedimiz ayağa kalkıyor. Efendimiz (s.a.v.) buna rağmen, “Keşke otursaydın” diye ısrar edince, Fatıma Validemiz de merak ediyor: “Babacığım, sen gelirsin de ben sana ayağa kalkmaz olur muyum? Niye otursaydım ki?” Efendimiz (s.a.v.) Fatıma’nın
Read More


İmamı Azamın Babası ve Bir Elma Hikayesi

İMAM-I A’ZAM’ın Babasının Elma  ile İmtihanı   İmam-ı Azam’ın babası Sabit (rahmetullahi aleyh) küçük yaştan beri ahlakı temiz, takva ve vera sahibi idi. Yüzü gayet nurlu olup zühdü, salahı ve ilmi pek çok idi. Bir gün bir dere kenarında abdest alıyordu. Suda bir elma gördü. Abdestten sonra suda çürüyüp gidecek olan bu elmayı alıp yedi. Fakat tükürüğünde kan gördü. Şimdiye kadar böyle bir hâl görmediği için tükürükteki kanın bu elmadan ileri geldiğini tahmin etti. Yediğine pişman oldu. E… İmanın sahibini bulup helalleşmek için dere boyunca gitti. Nihayet yediği elmaya benzeyen bir meyve bahçesi gördü. Sahibini sordu. Bu zatın gayet cömert
Read More


Şifa Nerede Saklı Hikayesi

ÖLDÜRÜCÜ ZEHİRDİR…   Musa (aleyhisselâm) hastalandı ve karın ağrısı iyice şiddetlendi. Durumunu Allahu Teâlâ’ya arzetti. Allahu teala ona mağarada bulunan bir otu yemesini emir buyurdu. Musa (aleyhisselam) o otu yiyip Allah’ın izniyle şifa buldu. Ancak başka bir vakitte aynı hastalık bir daha nüksetti. Musa (aleyhisselam) (tedavi için) hemen daha önceki ottan yedi ama bu kez yediği ot onun hastalığını daha da artırdı. “Ya Rabbi!” dedi Musa (aleyhisselam) “Önce yedim fayda buldum, aynı otu ikinci kez yedim ama zarar gördüm. Acaba sebebi nedir?” Allahu teala şöyle buyurdu: “Sen birinci defa bana geldin, bana müracaatta bulundun, ota değil. Bu yüzden de şifaya
Read More


100 kişiyi Öldüren Adam’ın Tövbesi Hikayesi

100 kişiyi Öldüren Adam’ın Samimi Tevbesi Ebu Said sa’d bin Sinan el Hudri(r.a)den rivayet edildiğine göre Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: -Sizden evvelkilerden bir adam vardı.Doksan dokuz kişiyi öldürmüştü.İnsanların en bilginini sordu.Kendisine bir rahib gösterildi.Rahibe vardı ve 99 kişi öldürdüğünü,kendisi için tevbe etmenin imkânı olup olmadığını sordu.Rahib: -Yokdur,dedi.Onu da öldürüp yüzü tamamladı.Sonra dünya ehlinin en âliminin kim olduğunu sordu.Bir âlim gösterildi.Ona vardı.Kendisinin yüz adam öldürdüğünüve tevbesinin kabul edilip edilemiyeceğini sordu.O da: -Evet onunla tevbe arasına kim girebilir?Falan yere git,orada Allah’a ibadet eden bir takım kimseler vardır,onlarla beraber sen de ibadet et.Yurduna dönme.Zira orası fena bir yerdir,dedi.O kimse derhal yola çıktı.Yarı yola
Read More


Adem ile Havva Hakkındaki Hikaye

Hz. ADEM İLE HAVVA Allahü Teala , Kendi varlığını bilsin, ibadette bulunsun ve yeryüzünü de imar etsin diye insanı yaratmayı murat ettiği zaman Meleklerine: – “Ben Yeryüzünde muhakkak bir halife yapacağım, bir halife tayin edeceğim ki, kendi irademden kudret ve sıfatımdan ona bazı salahiyetler vereceğim ki, o bana vekaleten mahlukatım üzerinde bir takım tasarruflara sahip olacak, benim namıma hükümler icra edecek, benim vekilim olarak benim emirlerimi, neim kanunlarımı tatbike memur bulunacak. Sonra onun arkasından gelenler ve ona halef olarak yani vazifeyi icra edecekler bulunacaktır” buyurdu. Melekler bir taraftan bundaki şerefitaktir ettiler, diğer taraftan da yer yüzündeki bir mahluka böyle yüksek
Read More


Hz Aişe-nin İlmi Yönü ve Zekası Hakkında

HZ.ÂİŞE-İ SIDDIKA İns-ü cin peygamberi,iki cihan güneşi,alemlerin seyidi, Peygamberimiz Efendimiz (SAM) hazretlerinin refika-i bergüzideleri ve cümle mü’minin ü Mü’minatın valide-i muhteremeleridir. Peder-i âlileri,Hulefa-i Raşidinden ilk halife Hz.Ebi Bekirissıddık (ra) efendimizdir. Valide-i muhteremeleri (Ümmü Ruman) olup,Peygamber Efendimizin nezdinde pek büyük mevki ve mertebeleri var idi. Hz.Âişe validemiz,Fahri cihan (SAM) efendimizle izdivaçları müddetince yani dokuz sene zarfında Risalet penah efendimizden gerek kavlen ve gerekse fi’len zabt ve ifade buyurdukları hadisi şerifler ile,âdab-ı seniyyeye dair verdikleri izahat,bir çok ahkâm- şer’iyye ve mesaili diniyemizin merci ve mesnedi olmuştur. Kendileri fakihe,âlime,şaire,edibe,fâzıla,cahide,zeki ve fatin bir hatun idi. İslam hukukunda pek büyük ihtisasları vardı.Bilhassa feraize,helal ve harama,kadınlara
Read More


İslam Adaletinde İltimas Olmaz Hikayesi

İSLAM ADALETİNDE İLTİMAS OLMAZ Meşhur İslam hukukçusu, Übeyy bin Ka’b ile Hz.Ömer (ra) arasında bir dava vardır.İkisi de haklı oldukları kanaatindedirler. Übeyy bin Ka’b,Medine hakimi Zeyd bin sabit’e müracaat ederek: “Halifeden davacıyım,davamıza bak ve kimin haklı olduğunu ayırdet”diyor. Bu müracaat üzerine hakim Zeyd bin sabit,bir davetiye ile halife Hz.Ömer’i derhal mahkemeye çağırıyor ve: “Hakkında şikayet var!Kur’an namına seni mahkemeye çağırıyorum”der. Mü’minlerin halifesi koca Ömer (ra),davetiyeyi alır almaz hemen yola düşer;Kur’an namına çağrıldığı mahkemeye girer.Halifeyi gören Zeyd bin Sabit: -Ya emirel mü’minin,buyur,şöyle yakınıma gel!deyince,bu davete halife hiddetlenir -Bana yakınında yer gösterişini,taraf tutmanın ilk işareti olarak kabul ediyorum.Kur’an namına hükmeden hakimin vazifesi,halifeye
Read More


Allah Bir Anneden Daha Merhametlidir Hikayesi

ALLAH, BİR ANNEDEN DAHA MERHAMETLİDİR Bir savaştan sonra Medine’deki Mescid-i Nebeviye esirler getirilmişti.Esirler arasında bir kadın,Hz.Peygamberin dikkatini çekti.Bu kadın,heyecanlı bir arayış içindeydi.Kadın,bir çocuğu tutuyor,sinesine basıyor,kokluyor ve sonra bırakıyordu.Sonra kendi yavrusunu buldu,bağrına bastı.Onu tekrar tekrar öptü,kokladı.Peygamber Efendimiz,bu manzara karşısında duygulandı.Yanındakilere dönerek: -Bu kadını görüyormusunuz?dedi.yanındakiler: -Evet,Yâ Rasulallah,dediler.Peygamberimiz: -Bu kadın,kucağındaki şu çocuğu ateşe atar mı?diye sordu.Onlar: Hayır,Yâ Rasulallah,asla,cevabını verdiler.Efendimiz,bunun üzerine şöyle buyurdu: O halde biliniz ki,Allah’ın kullarına olan merhameti,bu kadının çocuğuna olan merhametinden çok daha fazladır.”(Riyazus Salihin)